DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre İmralı’da Abdullah Öcalan’la birlikte hapis yatan Veysi Aktaş, İstanbul Taksim’de medya temsilcileriyle bir araya gelerek “Terörsüz Türkiye” süreci ve çerçeve yasanın ardından gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
EROL: YAKLAŞIK 4 BİN TUTUKLU SERBEST KALABİLİR
Faik Özgür Erol, çerçeve yasanın uygulanmasıyla yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini ileri sürdü. Erol, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da düzenlemeden etkilenebileceğini belirterek şunları söyledi:
“75 bin siyasi dosya demek neredeyse Türkiye’deki dosyaların sayısal kalabalıklığını da düşünürsek, yüz binlerce insanın hayatına dokunacak bir yasa niteliği taşıyor. Fakat sadece bundan ibaret değil. Yasanın kendi içinde ihtiva ettiği kurullar meselesi var. Bu kurullarla aynı zamanda hem İmralı’da Sayın Öcalan’ın süreci daha iyi yönetebileceği, daha iyi geliştirebileceği koşulların ortaya çıkması imkanını sağlıyor. Aynı zamanda yasa içeriğindeki pek çok düzenlemeyle ilerleyen dönemde bir bütün olarak bu sorundan etkilenmiş herkesi kapsayabilecek bir potansiyele ulaşma ihtimali taşıyor.”
EROL: O KAPIYA YÜKLENECEĞİZ
Yasayı yeni bir hukuki ve siyasi sürecin başlangıcı olarak değerlendiren Erol, şöyle devam etti:
“O kapıya yükleneceğiz. Biz o kapıya yüklenmekte ve bunun bir hukuk ve demokrasi alanına açılması noktasında ısrarcı olacağız. Ve bu açılacak olan kapı, yasanın pratik olarak uygulanma sürecinin aynı zamanda hem Kürt sorununun çözümü hem de demokratikleşme noktasındaki reformlarla paralel ilerlemesine gerektiriyor. Yani esasen siyasi öngörümüz ve siyasi ajandamız bunun üzerine kuruludur.
Bunu demokrasi çarkının dönüşü olarak da ifade edebiliriz. Bizim açımızdan açılan kapının asıl önemli niteliği budur. Bununla birlikte yeni bir sürece girme arayışındayız ve çabasındayız. Bunun siyasal mücadelesini geliştirme iddiasındayız. Bunun kolay bir süreç olmayacağını biliyoruz. Fakat bu noktada en azından bugüne kadar ki ortaya çıkan demokratik dinamikler, bu ülkenin demokratik dinamikleri hep birlikte bunu gerçekleştirme potansiyeline sahip olduğumuzu düşünüyorum.”
BULDAN: YASANIN ÇIKACAĞI GÜNÜN SABAHI TASLAĞI GÖRDÜK
Pervin Buldan ise yasanın hazırlık sürecine ilişkin, İmralı Heyeti olarak metni daha önce görmek ve Abdullah Öcalan’a götürmek istediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.
Buldan, şöyle konuştu:
“Başından beri hep yasayı görmek istedik, Sayın Öcalan’a götürmek istedik ama bu gerçekleşmedi. Biz Sayın Öcalan’la en son yaptığımız görüşmede yasanın taslağıyla değil, ilkesel olarak yasaya nasıl yaklaşıldığına dair görüşlerimizi ifade ettik ve onun görüşlerini, önerilerini aldık. Ama iktidarla, AKP’nin hukukçu kurmaylarıyla yasanın çıkacağı günün bir gün öncesi arkadaşlarımız bir araya geldiler ve biz ertesi gün yani yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik.”
BULDAN, ÖCALAN’IN YASAYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERİNİ AKTARDI
Buldan, Abdullah Öcalan’ın çerçeve yasaya ilişkin görüşlerini de aktararak şunları söyledi:
“Son yaptığımız görüşmede yasaya nasıl yaklaştığına dair şunu hep söyledi; ‘Ben kavramlara çok takılmıyorum. Bizim için önemli olan bu yasanın çıkması. Kavramları bir kenara bırakalım. Evet bunun mücadelesini vereceğiz tabii ki. Bu yasa bir ilktir, bir kilit yasadır, bir kök yasadır. Hatta bir kabuktur. Bu yasa Kürt meselesinde bir kabuktur. Bu kabuğu ya da bu kök yasayı nasıl geliştireceğimizi, nasıl bunun mücadelesini vereceğimizi elbette ki daha sonraki dönemlerde, süreçlerde tartışacağız. Ama ben bu aşamaya gelmesi konusunda büyük bir çaba sarf ettim ve tek kişilik bir satranç oynadım’ dedi. Bu kelime tamamıyla kendisine aittir. Bu tek kişilik satrançta elbette ki zorlandığı zamanlar oldu biz bunu biliyoruz ama hep meselenin pozitif yanına baktı. Artık silahlı mücadelenin bittiği ve siyasal bir mücadelenin devreye gireceği bir zaman dilimini örmeye çalıştı. Bunu hayata geçirmeye çalıştı.”
BULDAN: ARTIK BARIŞA DAHA YAKIN BİR DÖNEM
Mevcut süreci 2013-2015 yılları arasındaki süreçle karşılaştıran Buldan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaklaşımına da değindi.
Buldan, “O dönemle bu dönemi kıyasladığımız zaman bu dönemin çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem olduğunu hep söyledim. Çünkü 2013-2015 döneminde siyaseten herkesin bu meseleye olumlu baktığı bir ortam yoktu. Örneğin; MHP lideri Sayın Bahçeli’nin o süreçteki çıkışları, açıklamaları, sürece karşı duruşu belki de sürecin sonlanmasına vesile oldu ama bu dönem, Sayın Bahçeli’nin de bu konudaki çabalarını, katkılarını takdir eden bir yerden görmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda emeğinin çok olduğunu ifade etmek istiyorum ve her zaman sürece pozitif yönden baktığını da belirtmek isterim” dedi.
BULDAN: SİLAHSIZLANMA VE SİYASALLAŞMA KURULU OLUŞTURULACAK
Buldan, çerçeve yasayla oluşturulan Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu’nun 24 Ağustos’taki ilk toplantısının ardından alt kurulların oluşturulmasına yönelik sürecin başlayacağını söyledi.
Alt kurullardan birinin “Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu” olacağını ifade eden Buldan, Abdullah Öcalan’ın da burada yer alacağını ileri sürerek şu açıklamayı yaptı:
“Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek. Bunun yanında bir kadın kuruluna ihtiyaç olduğunu biz hep görüşmelerimizde söyledik, bunu biz yaptığımız görüşmelerde de devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde de ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede de ben ifade ettim.”

DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ’IN DURUMUNA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Buldan, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin görüşlerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da aktardığını belirtti.
Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu tutukluların durumuna değinen Buldan, teyit ve tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak tahliyelerin gerçekleşebileceğini düşündüklerini söyledi.
BULDAN: ÖCALAN YENİ BİR PARTİDEN SÖZ EDİYOR
DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de gerçekleştirileceğini hatırlatan Buldan, asıl kongrenin daha sonraki bir tarihte yapılmasının planlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Esas kongre bu değil. Esas kongre muhtemelen Nevruz öncesi olur diye tahmin ediyoruz. Tam tarih belli değil ama 6 Eylül’de yapılacak kongre yasal zorunluluktan dolayı yapılacak olan bir formalite kongre. Ondan sonra yeni bir hazırlık yapılacak. Bu hazırlıkta Sayın Öcalan yeni bir partiden söz ediyor. Hem tüzük hem program hem kadro değişikliği. Bütün bunların hepsinin içerisinde yer aldığı yeni bir yapılanma, yeni bir hareket olacak. Bu yeni hareket 6 Eylül’deki kongreden sonra çalışmalarına başlayacak.”
AKTAŞ: ÖNEMLİ BİR EŞİK ATLATILDI
Toplantıda konuşan Veysi Aktaş ise çerçeve yasanın TBMM’den geçmesiyle yeni bir hukuki zemin oluştuğunu savundu.
Aktaş, şunları söyledi:
“Geçen yıl, silahların yakılması meselesinde bu komisyonun oluşması gerekiyordu. Fakat o komisyonun oluşturulması geciktirildi. Şu an tartışılan ‘çerçeve yasa’ aslında ekimde çıkması gerekiyordu. Yani bir türlü aşılamayan bir eşik durumu vardı. Bu yüzden asıl temel soruna bir türlü inilemiyordu, mesafe alınamıyordu. Fakat 10 Ağustos’ta meclisten geçmesinden sonra Kürt sorununun çözümü için önemli bir eşik atlatıldı. Yeni bir hukuki zemin oluşturuldu.”
AKTAŞ: BU AŞAMADAN SONRASI MÜZAKERE AŞAMASIDIR
Aktaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Abdullah Öcalan’ın statüsüne yönelik bir açıklama yaptığını belirterek bunu önemli gördüklerini ifade etti.
Aktaş, şöyle devam etti:
“Bana göre Türkiye’nin en tarihi anlarından biridir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da Sayın Öcalan’ın statüsüne dönük açıklaması da çok değerli bir açıklamaydı. İlk kez siyasi irade Sayın Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu. Bu eşik bir türlü aşılamadığı için diyalogdan müzakere aşamasına bir türlü geçilemiyordu. Bu aşamadan sonrası artık müzakere aşamasıdır.
Bu sürecin üç aşaması var. İlk adım ‘çerçeve yasa’ ya da kök yasa olarak ifade edilen süreçti. Bu aşıldı, şimdi demokratikleştirme sürecine geçildi. Cumhuriyetin demokratikleşmesine dönük müzakereler geliştirilecek. Bu uzunca bir zaman da alabilir. Bu süreçten sonrası da bir anlamda bizim demokratik toplum örgütlenmemiz, cumhuriyetin demokratikleşmesi, demokratik toplumun demokratik cumhuriyete entegrasyonu, sürecin yeni bir anayasayla yeni bir toplumsal sözleşmenin şekillenmesi sonucunu verecek. Böyle üç aşamadan oluşan bir süreçtir.”
Aktaş, sürecin topluma tamamen kapalı yürütülmemesi gerektiğini, barışın ve sürecin toplumsallaşmasının kalıcı sonuç açısından önemli olduğunu ifade etti.
Kaynak : PERRE
ASAYİŞ
20 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
20 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
20 Ağustos 2026FOTO GALERİ
20 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
20 Ağustos 2026ASAYİŞ
20 Ağustos 2026GÜNCEL
20 Ağustos 2026
1
Kurban Bayramı tatili 9 güne çıkarıldı
4156 kez okundu
2
İbrahim Ertaş: ‘Enflasyon maaş artışlarını aştı’
3248 kez okundu
4
Gölbaşı’nda ‘Ev Yapımı Fizik Deneyleri’ etkinliği
3184 kez okundu
5
Engin Doğan: ‘Bir çocuğun kaybı tüm toplumun acısıdır’
3177 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.